Dexter Dizi İncelemesi

Bir katilin hikayesini konu alan dizinin, bağımlılık yaratacağı aklınıza gelir miydi? Kesinlikle gelmezdi! Miami’de yaşayan bir kan analistinin inanılmaz öyküsünü anlatan dizinin oldukça uzun ama harika bir şekilde işlendiğini belirtmek isteriz. Çekimlerin her ne kadar muazzam olmadığı görüşünde hem fikir olsak da, olağanüstü senaryo ve her biri birbirinden başarılı oyuncuların enfes performansıyla Dexter izlenmesi gereken diziler arasında kendine yer edinmeyi başarıyor.

Kandan hoşlanmam, bir katilin hikayesinde kanın olmayacağını da düşünmedim. Nitekim tavsiye ile başladığım dizinin aslında çok başarılı ve vahşetten uzak bir hikaye ile izleyiciye sunulduğunu gözlemledim. Dexter Morgan adındaki ana karakterimiz, oldukça küçükken annesinin katledilişine tanık oluyor ve o gün, orada bir vahşi güçle tanışıyor. Onu kurtarmaya gelen polislerden biri Dexter’ı evlatlık alarak, onun içindeki bu karanlık yolcuyu en zararsız hale getirmeye çalışıyor. Bu bağlamda daha önce birilerinin hayatını alma vahşetini göstermiş kişileri öldürme kararı alınıyor ve Dexter bu kurallar doğrultusunda cinayetler işliyor. Her sezonu hatta her bölümü izleyenleri kendine hayran bırakmayı başaran Dexter, etkileyici senaryosuyla daha önce hiç karşılaşmadığınız bir deneyimi sizlere sunuyor.

Boş zamanlarınızda izlenebilecek bir dizi kavramından çok öte olan Dexter’ı sadece birkaç bölüm izlemeniz dahilinde ne kadar akıcı ve bağımlılık yaratan bir dizi olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Özellikle akıllıca kurgulanan senaryonun siz kendisine çekmemesi için hiçbir sebep yok.